Archive for November 2008

 
 

Facebook'da özel hayat mı? O da neymiş!?

Kullanıcıların çoğu Facebook'ta güvenlik konusunda ciddi problemler yaşıyor. Şifre ile giriş yapıyorum, bilgilerim korunuyor diyorsanız yanılıyorsunuz. Örneğin siz, sadece arkadaş listesine ekleme yapıp, diğerlerinden korunduğunuzu sanarken aslında hemen tüm bilgilerinizi diğerlerinin müdahelesine açık hale getiriyorsunuz. Kaldı ki bir çok kullanıcı profilini kapatmayı bile becerebilmiş değil.

Facebook'un güvenlik ayarı son derece karışık ve çeşitli. Bi çok yerde uzun uzadıya anlatılıyor. Ben bile bi çok kısımdan emin olamıyorum fakat en azından bildiklerimi 'kısaca' burada paylaşmak isterim.

Birkaç öneri:

Fotoğraflar:
1- http://www.facebook.com/editapps.php kısmında 'privacy' kısmında 'photo application' ayarlarını sınırlamak.
Bu sizin eklediğiniz fotoğrafların dışarıdan görünmesini engeller.

2- http://www.facebook.com/privacy/?view=profile kısmında 'Photos Tagged of You' kısmını ayarlamak.
Bu da arkadaşlarınızın sizi fotoğraflarında 'tag'ladıkları zaman, o fotoğrafları otomatik olarak sınırlamanıza yarar. Siz, kendinizin tag'lanmadığı bir fotoğraf gördüğünüzde onu tag'layın. Böylece, fotoğrafı siz yüklememiş olsanız bile, görüntüleme kontrolü size geçecektir.

Profiliniz:
1-http://www.facebook.com/privacy/?view=profile kısmında tüm ayarları en azından “Only friends” olarak belirleyin.

privacy_profile

Arama sonuçları:
1-http://www.facebook.com/privacy/?view=search listesinden friend listesini mutlaka kaldırın.

Uygulamalar (applications):
Sayfalarda eklediğiniz bütün uygulamalar, sizin arkadaşınız gibi sizin hemen hemen bütün bilgilerinizi çekebiliyor. Sadece facebook ekibinden bahsetmiyorum, 'zamazingo','kim baktı'yı yazan alakasız programcılar da bunu elde edebiliyor. sadece sizinkini değil, sizin sayenizde arkadaşlarınızın bazı bilgilerini de. Dolayısıyla, siz tüm ayarlarınızı yapıp kapamış olsanız bile listenizdeki bi aklıevvel gereksiz bir milyon uygulama kullanıp sizin bilgilerinizi, bütün uygulama yazılımcılarına bedavadan dağıtıyor.

1-Mümkün olduğunca uygulama yüklemeyin.
2-http://www.facebook.com/editapps.php tüm ayarları mümkün olduğunca tek tek kapatın.

Friend List ayarları:
1-http://www.facebook.com/friends/ sayfasında ayrı arkadaş listeleri oluşturup her birine, yukarıda anlattığım tüm ayarlar için güvenlik sınırlarını tek tek verebilirsiniz. Böylece, iş arkadaşlarınızın ya da ailenizin görmesini istemediğiniz fotoğraflarınızı, yorumlarınızı, gruplarınızı vs. görmesini engelleyebilirsiniz.

Tüm bu ayarları, anlayarak yapmak yarım saati aşabiliyor ama bunları mutlaka yapmakta fayda var.

Sonuç olarak, Facebook, 'toplaşalım, sosyalleşelim' mantığıyla kurulmuş, kendi dalında çok başarılı bir site. Amacı bilgi saklamak değil, sahip olduklarını paylaşmak.(artık neye sahipsen) Dolayısıyla, güvenlik ayarlarını yapmak size kalıyor. Size oturacağınız evi veriyorlar, kapıyı pencereyi kilitlemek sizin göreviniz. (en azından facebook öyle düşünmüş).

Siz yine de burada her yaptığınız şeyin, herkes tarafından görülebildiğini varsayın. Bilgilerim satılıyor filan gibi panik yapmaya gerek yok. Facebook sizi rahatsız edecek birşey yapmaktan kaçınır. Sorun daha çok diğer kullanıcılardan kaynaklanır.

Önemli olan tek şey özel hayatınız…

Lively kapanıyor.

lively_closingGoogle'ın 4.5 aylık Lively deneyimi sona eriyor.
Kendi sanal karakterini giydirip, kendi odanı döşediğin ve odanda arkadaşlarınla chat yapabildiğin lively sitesi, ilk duyurulduğunda hem heyecan yaratmış hem de kafaları karıştırmıştı. Google'ın o alıştığımız “bilgiyi heryerde herşekilde kullanıma sunma” diye özetleyebileceğimiz mantığı ile ilişkisi olmaması ve/fakat google'a karşı “neylerse güzel eyler” ön kabulümüz sebebiyle de “bakalım ne olacak” diye bekliyorduk. Sonunda site kapandı.

Bloglarında şöyle diyorlar:

Google has always been supportive of this kind of experimentation because we believe it's the best way to create groundbreaking products that make a difference to people's lives.

devamında, artık ana işleri olan arama motoru ve reklam işine odaklanacaklarını söylüyorlar.

Başarıları, inanılmaz dehaları, üretkenlikleri, yardımseverlikleri ve erdemli duruşları ile Google, son zamanlarda dünyanın başına gelen en güzel şeylerden biri. Lakin, artık her el attıkları o kadar da başarılı sonuçlar vermiyor.

Örneğin, browser pazarına biraz da kazara erkenden ama iddialı bir giriş yapan Chrome, temiz görüntüsüne, hızlı, kolay kullanımına rağmen %1 kullanım payını henüz geçebilmiş değil. Karikatürlerle tanıtımı yapılan, satıraralarında “biz sonuç olarak google'ız, başarıya endeksliyiz”,”bu zaten açık kaynak kodlu, hani en kötü başkaları da bizden faydalanabilir” tavrının okunduğu biraz da ezik bir iddia ile başlayan Chrome'a hiç de komik olmayan bir şaka olarak bakan teknoloji yazarları da mevcut. Hatta 2009'da varolmayacağını düşünenler de. Chrome deneyimi bu kadar kısa özetlenebilecek kadar basit değil, henüz sona ereceğine dair bir işaret de verilmiş değil, fakat gidişatı da o kadar muhteşem görünmüyor.

Sonuç olarak, ne kadar büyük ve başarılı olursanız olun, “taş yerinde ağırdır” atasözü geçerliliğini koruyor gibi. İyi bir doktor olmak, iyi bir avukat olacağınız anlamına gelmez; iyi bir komutan olmak, iyi bir devlet başkanı olacağınız anlamına da gelmiyor.

Google bizim için çok değerli bir başarı hikayesi, fakat sadece kendi dalında…