Bireysel İnternet Girişimleri Tarih mi Oluyor?

Bilgisayarın ve internetin gelişimi genel olarak bireysel girişim efsaneleri üzerinden anlatılır: Teknoloji meraklısı bir ya da birkaç kişiden oluşan azimli gençlerin, şansın da yardımıyla, dünyanın nasıl en zenginleri oluverdiklerine dair sayısız öykü vardır ve bu öykülerin isimleri herkes tarafından bilinir: Microsoft, Apple, Google, Facebook…
Bu efsaneler abartılarak o kadar çok tekrarlanır ki sektöre dışarıdan bakan bir göz, bu alanda at koşturan girişimci ruhlu bir yazılımcının Bill Gates olabilmesinin bir an meselesi olduğunu düşünür. Hatta sektör içinde çalışan bir çok insan bile, bu işlere biraz daha kafa yorabilse nasıl da kolayca voliyi vurabileceğinin hayalini kurar.
İnternet rüyası ne kadar gerçek?
Geçenlerde FriendFeed‘de Ortakantin‘in kurucu ortağı Vadi Efe, gönderisinde ince bir yorgunlukla, bireysel girişim çağının artık bitmekte olduğu yorumunu yapıyordu.

… çok net bir gidişat var: yakında internet/ürün geliştirme o kadar rekabetçi bir hal alacak ki bireysel girişimciler için “garajda site yapıp pazara girmek” imkansız hale gelecek.
Bu yoruma Türkiye’nin başarılı internet girişimcilerinden Çağlar Erol ve Radikal’in teknoloji editörü M. Serdar Kuzuloğlu da destek verdi: Pazar artık doyuma ulaşmış, büyük sermayeler ile yönlendirilen büyük yazılımcı grupları herşeyi en önde götürebilecek kadar güçlü hale gelmişlerdi. Artık yeni girişimcinin bu duvarı aşması mucize sayılırdı.
Gerçekten İnternet bitmiş olabilir mi? Yapılacak herşey yapıldı, geriye yalnızca büyük yatırım gerektiren projeler mi kaldı? Hem evet, hem hayır.
Evet, çünkü:
1. Serbest piyasanın temel kurallarından biridir: Yeni oluşmakta olan bir sektörün hem kârı hem de riski yüksektir. Zaman geçip riskler azaldıkça piyasaya girmek kolaylaşır ve bu sebeple bir sermaye yığılması gözlenir. Bu sermaye tüm boşlukları kapatana kadar piyasayı besler. Girişim fırsatları yönünden bakıldığında ise; sermaye, piyasayı kurutana kadar emer.
İnternette de hemen her alanda web sitesi/servisi mevcut ve bunlar büyük yatırımcılar tarafından destekleniyor. Bu servisler kendi alanlarında aslan payını alıyor, piyasanın yönüne göre oluşan yeni ihtiyaçları kendilerini hızlıca yenileyerek karşılayabiliyorlar. Çok paraları, çok elemanları ve çok iyi pazarlama ağları mevcut. Onlarla güreşmek pek akıllıca görünmüyor. Örneğin, şu anda yeni bir arama motoru kimsenin yatırım yapmak isteyeceği bir girişim değil.

2. Doyuma ulaşmış bir piyasada başarılı girişimler büyük ölçekli olmak zorunda. Büyük fikir çok para ve yatırım demek.
İnternette kabul gören bir alanda büyük olmak için Amerika’da, Silikon vadisinde yaşıyor olmak ve suyun başını tutanların güvenini kazanmış olmak gerek. Bunun dışındaki tüm ihtimaller mucize kategorisinde değerlendirilebilir.
3. Yazılım teknolojisi tarihi ürettiği efsanelerin sayısız katı başarısızlık öyküleri ile doludur. Başarı eskiden de tahmin edilenden daha zordu.
Facebook başarılı oluncaya kadar, binlerce web sitesi heba olmuştur. Yaygın internet kullanımının 10 yıl gibi kısa bir tarihi olmasına rağmen, her kullanıcı şimdi hiç uğramadığı bir çok sosyal ağ sitesinin adını bu sitelere örnek olarak sayabilir.
Hayır, çünkü:
1. İnternet sınırlı bir alan değil. İçine hava bastıkça büyüyen bir balon gibi genişliyor. Çevresinde dokunduğu herşeyi içine alıp yeniden tanımlıyor. İnternette her an yeni alt alanlar palazlanıyor. Her yeni alt alan en baştan yeni bir başarı ihtimali demek. Ayrıca her yeni alan, diğer alanlarla yeni kombinasyonlar, yeni ihtimaller demek.
İnternet üzerinde şu anda başarılı olarak devam eden büyük girişimlerin çoğu ya en başında ya da kendi alanlarının henüz erken safhalarında yükselmeye başlamışlardı: Microsoft kişisel bilgisayarlar yaygınlaşmaya başlarken boy göstermişti. Google internet kullanımı hızla artarken kurulmuştu. Facebook internet kullanıcıları sosyal ağları kültürel olarak kabullendiği bir zamanda tutuldu.
2. Başarılı girişimler büyüdükçe hantallaşıyor, yenilik yapma esnekliklerini kaybediyorlar. Başarıyı sürdürebilir tutmak için kendilerinden olmayan, yeni kana ihtiyaçları var.
Her yeni girişim; yeni bir yaklaşım, yeni bir çözüm metodu ihtimali demek. Teknoloji dünyasının ana itici motoru ise yenilik (inovasyon). Yenilik çoğunlukla kural dışı çalışan girişimciden ürüyor. Büyükler kendi ilk başarı hikayelerine o kadar alışıyorlar ki eski çağın devrimcisi ama yeni çağın muhafazakarı oluyorlar.
Bugün kulandığımız PC’nin (personal computer-kişisel bilgisayar) ilk üreticisi olan IBM, kendi başarısına o kadar inanmıştı ki kendi ürününe rakip PS modelinin kendisini uğratacağı zararı öngörememişti. Google, arama motorundaki başarısının kaynağı olan somut veriye o kadar çok inanıyor ki sayısız denemesine rağmen sosyal ortamlarda istediği başarıyı henüz elde edemedi.

3. İnterneti destekleyen teknolojinin diğer alanlarındaki birçok yenilik henüz geliştirilmedi. Bu teknolojilerin bir çoğu yıllardır beklenmesine rağmen gelişmeler çok kısıtlı.
Günlük kullanıma yeterlilik anlamında; henüz ses tanıma yok, görüntü tanıma yok, 3 boyutlu görüntüleme yok, ucuz mikro cihazlar yok. Robot teknolojisi merdiven çıkabilen Asimo‘dan öteye geçebilmiş değil. En büyükler henüz icat edilmedi.
Bu yenilikler gelişip internet ile birleştiğinde, henüz kimsenin hayal edemeyeceği hareket alanları açılacak. Bundan bir kaç yıl sonra yepyeni bir sistem oluştuğunda, bugünkü internet, televizyonun karşısındaki radyo gibi sınırlı ve romantik kalabilir.

Sonuç olarak,
Denenmiş yöntemlerle yükselmek her yerde olduğu gibi internette de neredeyse imkansız. Başarıya aday her yeni girişim; yeni ihtimallere, düşünme sistemlerine, kendisini zirveye taşıyacak yeni bakış açılarına ihtiyaç duyacak. Doğru kurgulayan hep kazanacak. Doğru analiz ve hayal gücü için de en çok ihtiyaç olan şey, büyük bir beyin.
